
Oyuncunun Hikâyeye Dâhil Olduğu Dönem
Oyuncunun Hikâyeye Dâhil Olduğu Dönem
Oyuncunun Hikâyeye Dâhil Olduğu Dönem
Oyuncu, Kilit Nokta Savaşı’nın yaşandığı dönemde değil, savaşın üzerinden uzun zaman geçtikten sonra hikâyeye dâhil olur.
Kalzahar çoktan parçalanmış, hanedanlar birbirinden ayrılmış ve dünya kırılgan bir barış düzenine girmiştir.
Ancak bu barış çökmeye başlamaktadır.
Oyuncunun ortaya çıktığı dönemde Külhisar yeniden hareketlenmiştir. Cüce Kral Droghar ordusunu büyütmekte, Nekrotit madenlerini genişletmekte ve eski yıkıntılarda bilinmeyen araştırmalar yürütmektedir.
Koralia çevresinde cüce birlikleri görülmeye başlamış, terk edilmiş maden yolları yeniden açılmış ve güçlü muhafızlar önemli geçitleri korumaya başlamıştır.
Droghar’ın hareketleri ilk bakışta yalnızca bir krallığın askerî hazırlıkları gibi görünür.
Ancak gerçekte bu olay, çok daha büyük bir döngünün ilk açık işaretlerinden biridir.
Oyuncu bu dönemde dünyaya yeni adım atan bir maceracıdır.
Başlangıçta Kalzahar’ı, Kilit Nokta Savaşı’nı veya Yedi Büyük Günah’ın gerçek yapısını tam olarak bilmez. Karşılaştığı olaylar birbirinden bağımsız gibi görünür.
Bir bölgede yozlaşmış yaratıklar ortaya çıkar.
Başka bir yerde eski bir maden yeniden açılır.
Bir kral giderek daha saldırgan hâle gelir.
Terk edilmiş yapılarda bilinmeyen enerjiler görülür.
Fakat oyuncu ilerledikçe bütün bu olayların aynı geçmişe bağlı olduğunu anlamaya başlar.
Her iz onu Kilit Nokta Savaşı’na, Kalzahar’ın parçalanmasına ve Hiçlik enerjisinin dünyaya bıraktığı döngüye yaklaştırır.
Oyuncunun hikâyedeki önemi başlangıçta sahip olduğu güçten gelmez.
Onu önemli hâle getiren şey, farklı hanedanlar, ırklar ve bölgeler arasında hareket edebilmesidir. Dünyanın geri kalanı geçmişten kalan düşmanlıklar nedeniyle birbirine güvenmezken oyuncu birçok farklı topluluğun hikâyesine tanıklık edebilir.
Bu sayede başkalarının ayrı ayrı gördüğü olayları bir bütün olarak değerlendirme fırsatı bulur.
Droghar’ın kibri yalnızca ilk işarettir.
Oyuncunun karşılaşacağı her büyük düşman, dünyanın başka bir yarasını ve Kalzahar’ın bıraktığı başka bir etkiyi temsil edecektir.
Hikâye ilerledikçe oyuncunun karşısındaki asıl soru yalnızca düşmanları yenip yenemeyeceği olmayacaktır.
Asıl soru, Kalzahar’ın yarattığı döngünün gerçekten kırılıp kırılamayacağıdır.
Çünkü Kalzahar bir zamanlar yenilmiş, bedeni parçalanmış ve gücü mühürlenmiştir.
Ancak onun dünyaya getirdiği düşünce hâlâ yaşamaktadır.
Güç arzusu sürdükçe, kibir hükümdarların gözünü kör ettikçe ve canlılar korkuları uğruna iradelerinden vazgeçtikçe Hiçlik kendisine yeni yollar bulmaya devam edecektir.
Oyuncu bu döngünün başladığı kişi değildir.
Fakat onu sona erdirebilecek kişilerden biri olabilir.


