Kalzahar’ın Doğuşu

Kalzahar’ın Doğuşu

Kalzahar’ın Doğuşu

Kalzahar’ın Doğuşu

Zulhakir’in Hiçlik ile temasından sonra değişimi yavaş başladı.

Önce konuşmaları değişti. Daha önce korumaktan söz ettiği halkları, daha büyük bir düzen için feda edilebilecek parçalar olarak görmeye başladı.

Ardından bedeninde farklılıklar ortaya çıktı. Büyüsü daha güçlü hâle gelirken çevresindeki canlılar zayıflamaya başladı. Uzun süre yakınında kalan kişiler kâbuslar görüyor, geçmişlerini unutuyor veya sebepsiz bir öfkeye kapılıyordu.

Zulhakir giderek kendi adından uzaklaştı.

Eski kimliğinin yetersiz olduğunu, artık yalnızca bir hükümdar veya büyücü olmadığını söylüyordu. Ona göre Zulhakir adı, ölümlü bir bedene ve geçmişte kalmış zayıf bir iradeye aitti.

Bunun yerine kendisine yeni bir ad verdi:

Kalzahar.

Kalzahar, yalnızca Zulhakir’in yeni adı değildi.

Bu isim, Hiçlik ile birleşmesinden sonra ortaya çıkan varlığı temsil ediyordu. Zulhakir’in bilgisi, hırsı ve iradesi hâlâ onun içindeydi. Fakat artık bunlara Hiçlik enerjisinin doymak bilmeyen yapısı da eklenmişti.

Kalzahar dünyayı yönetmek istemiyordu.

Onun amacı dünyayı yeniden şekillendirmekti.

Ölümün, yaşamın, ırkların ve hanedanların ayrımını gereksiz görüyordu. Bütün iradelerin tek bir güç altında birleşmesi gerektiğine inanıyordu. Bu birleşimin merkezinde ise kendisi olacaktı.

Kalzahar’a göre özgür irade, dünyadaki bütün savaşların ve acıların kaynağıydı. Canlılar seçim yapabildiği sürece birbirlerine zarar vereceklerdi.

Bu nedenle çözümün herkesin iradesini ortadan kaldırmak olduğuna inanıyordu.


Aynı Cilt'ten